top of page
  • Fatih Yıldırım

Hayattan Keyif Almanın Yolu: Sevdiğin İşi Yapmak





Çalışma hayatına adım atan herkes genel olarak 24 saatinin 8 saatini çalışmak için harcıyor. Fakat kimileri için bu 8 saat geçmek bilmezken kimileri için nasıl geçtiği bile anlaşılmıyor. Bu aradaki fark da mutlu ve mutsuz yaşamak arasındaki farkı en iyi şekilde açıklıyor. Genellikle analiz ettiğim üzere; hem yaptığı işten zevk almayan hem de bunu değiştirmek için aksiyon almayan buna bağlı olarak da mutsuz yaşayan insan sayısı oldukça fazla. Bir de benim analizlerimden daha somut verilere bakacak olursak;

Amerika Birleşik Devletlerinde 2017 yılında birçok şirketteki çalışanlar arasında kişisel memnuniyet seviyelerini keşfetmeyle ilgili ilginç bir çalışma yapılmıştır. Sonuçlar oldukça sarsıcıdır:

  • Çalışanların % 75’i halen çalıştıkları işi bırakmak için yeni bir iş aramaktadır.

  • %77’si daha kalifiye elemanların ve şirkete daha çok katkısı olanların görmezden gelindiğini söylemiştir.

  • %44’ü en kaliteli çalışanların hiçbir zaman göz önüne alınmadığını belirtmiştir.

  • %55’i ise maaşlarının düşük olduğuna inanmaktadır.

Bunun sebeplerine inersek ve kendimizi biraz sorgularsak sanırım hepimiz kendi çözümlerimizi bulabiliriz. Benim önerilerime gelecek olursak


Kendine güven! Çoğumuz hem şikayet ediyor hem de şikayet ettiği işten çıkmak için aksiyon almıyor, alamıyoruz. Bunun da en büyük sebebi geçiminizi nasıl sağlayacağımız korkusu. Bu davranışın temeline indiğimizde de paranın ya da statünün bizi esir aldığını fark ederiz. İşten çıktığımızda parasız, arkadaşsız, vasıfsız kalacağımızdan korktuğumuz için istesek de işimizi bırakamıyoruz. Hayatın en önemli kırılma anları da zaten böyle zor kararları verdiğimizde başlıyor. Bunun bilincinde olmak ve sıkıntılarla başa çıkabilecek alternatif planlar yapmak da hayatımızın bu kırılımlarında bize yardımcı oluyor. İşten ayrıldıktan sonra bir kaç ay veya yıl maddi olarak çok sıkıntılar çekebilirsin ama bu süreçte kendine odaklanıp; neleri sevdiğini, yapabileceğini, yapmak istediğini öğrenerek hayatının geri kalanını planlamak kendine yapacağın en büyük yatırım olur. Bu yatırımla da belki kendi şirketini kurar belki de seninle benzer vizyona sahip bir şirkette istediğin şartlarda bir pozisyona başlarsın. Kesin olan bir şey var ki, hiçbir iş bizim mutluluğunuzdan daha önemli değildir.


Yeteneklerini keşfet! Hepimizin farklı yetenekleri ve bunları farklı şekilde kullanma biçimleri var. Eğer çalıştığın şirkette yeteneklerini kullanabileceğin, geliştirebileceğin ya da en azından gösterebileceğin imkanlar yoksa oradan koşarak uzaklaş. Bu tarz bir şirkette çalışıyor olmak ileride 'keşke' diyeceğin kararlar arasına girecektir muhtemelen. Çok fazla arkadaşım çok iyi şirketlerin önemli pozisyonlarında çalışıyor ve hepsinin ortak özelliği de yeteneklerini kullanabilecekleri alana sahip olmaları. Bu sayede hem şirkete hem de kendilerine fayda sağlayabildiler, üstelik maaşlarının bir kısmını da kendilerine yeni yetenekler eklemeye harcadılar. Aynı zamanda çok fazla arkadaşım da çalıştığı şirkette yeteneklerini gösteremediği, zamanını verimli kullanamadığı için iyi maaşlar almasına rağmen işlerini bırakıp kendi şirketlerini kurdular. Sonuç olarak kendi şirketini kuranlar da çalıştığı şirkette yeteneklerini kullanabilenler de hayatlarında hem daha mutlu hem de daha başarılı. Belki yeni yeni işinde daha az para kazanacaksın ama emin ol aradaki parasal farkı daha çok gülümseyerek katbekat kapatacaksın.


Girişimci ol! Girişimci, mevcut ya da muhtemel ihtiyaçları karşılamak için emeği ile sermayesini ortaya koyarak kendi işini kuran, doğal kaynaklar ile teknolojiden yararlandığı iş süreci kapsamında da hem maddi hem manevi kazanç elde etmek isteyen kişileri tanımlar. Son zamanlarda popüler olan bu kavram bir çok şirket için de benimsenmiş ve kurumsal girişimcilik de hayatımıza girmiştir. Bu sayede girişimci ruhlu çalışanlar da şirketlerde kalarak kendi ürettikleri proje fikirlerini şirketlerin ihtiyaçları doğrultusunda hayata geçirir oldu. Bu da girişimci çalışanlara daha özgür ve yeteneği ortaya çıkarabilecek ortam sağladı. Artık hızla değişen iş hayatlarımıza adapte olmak, hatta bu değişimi başlatmak için girişimcilik önemli özelliklerden birisi. Belki bir gün öğrendiklerinizle kendi hobinizi şirkete bile dönüştürebilirsiniz benim Redesign Club şirketimde olduğu gibi. Josh Kaufman'ın Kendi Kendine MBA kitabı bu konuda başucu kitabın olabilir.


Zamana uymasan da zamanına uyan! Senden zamana uymanı bekleyenler var. Onların esas niyetini biliyoruz. Sıradan olmanı, sürüden olmanı bekliyorlar. Herkes gibi yaşayasın, herkes gibi güdülesin, herkes gibi sömürülesin; dertleri bu. Sen onlara uyacak değilsin. SENİN DERDİN ZAMANI PEŞİNDEN SÜRÜKLEMEKTİR. SANA ZAMANA SAHİP OLMAK YAKIŞIR. BUNUN İÇİN İLK ŞART ZAMANINA SAHİP ÇIKMAKTIR. ONU BAŞKALARININ KULLANMASINA FIRSAT VERMEYECEKSİN. Hayattaki tek sermayeni birilerine yağmalatmayacaksın.


Vaktini planla; kendine, ailene, işine, ülkene, gezegene karşı sorumlusun ve doğru planlarsan bunların hepsine yetecek zamanın var.

36 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2 Post
bottom of page